Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
kaçamaklı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kesin olmayan, yargı bildirmeyen ve her iki tarafa da çekilebilen (söz, cevap, davranış)

Örnek:

1. Maksada hep kaçamaklı yollardan ulaşmak istemişlerdir.

1. Maksada hep kaçamaklı yollardan ulaşmak istemişlerdir.


kaçan balık büyük olur
Anlamı:

1. `elden kaçırılan fırsat gözde büyütülür` anlamında kullanılan bir söz


kaçanı kovmazlar, yıkılanı vurmazlar
Anlamı:

1. `kaçan bir düşmanı kovalayıp ezmeye çalışmak mertliğe yakışmaz, âciz olduğunu göstereni de vurmak insanlık değildir` anlamında kullanılan bir söz


kaçanın anası ağlamamış
Anlamı:

1. `tehlikeden kaçan kazançlı çıkmış` anlamında kullanılan bir söz


kaçar
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kaç soru sıfatının üleştirme biçimi

Örnek:

1. Bu evler kaçar odalı?

1. Bu evler kaçar odalı?

2. Her birinden kaçar tane aldınız?

2. Her birinden kaçar tane aldınız?


kaçarcasına
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Kaçar gibi

Örnek:

1. Kapıyı açtı, çıktı, merdivenleri kaçarcasına indi.

1. Kapıyı açtı, çıktı, merdivenleri kaçarcasına indi.


Telaffuz : kaça'rcasına

kaçgöç
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Dinî bir anlayışla Müslüman kadınların erkeklere görünmemeleri, bir arada oturup konuşmaktan kaçınmaları

Örnek:

1. Kaçgöç zamanında bile o erkekten ürkmezdi.

1. Kaçgöç zamanında bile o erkekten ürkmezdi.


kaçı

İlgili Kelimeler:

birkaçı

Anlamı:

1. zamir , zamir , zamir , zamir , Ne kadarı, kaç kişi

Örnek:

1. Bunların kaçı sana ait?

1. Bunların kaçı sana ait?

2. Kaçına belge verilecek?

2. Kaçına belge verilecek?


kaçık

İlgili Kelimeler:

kaçık öz, tatlı kaçık

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , İlmeği kaçmış (çorap vb.)

2. Bir yana kaçmış, kaymış

3. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız

Örnek:

1. Bu köşkün perileri de kaçık galiba.

1. Bu köşkün perileri de kaçık galiba.

4. isim , isim , isim , isim , Çorabın ilmeği kaçmış yeri


kaçık öz
Anlamı:

1. isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , isim , isim , bitki bilimi , bitki bilimi , Uygun olmayan ortamda büyüme sonucu ağaç özünün ortadan kaçık biçimde oluşması


kaçıkça
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kaçığa benzer, biraz deli gibi, deliye benzer

Örnek:

1. Arkadaşımın, kaçıkçadır, sözü kadının bakışlarını ve davranışını açıklamaya yetiyordu.

1. Arkadaşımın, kaçıkçadır, sözü kadının bakışlarını ve davranışını açıklamaya yetiyordu.

2. zarf , zarf , zarf , zarf , (kaçı'kça) Biraz kaçık olarak


kaçıklık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaçık olma durumu

2. mecaz , mecaz , mecaz , mecaz , Delice, kaçıkça davranış


kaçılma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaçılmak işi


kaçılmak fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Kaçma işi yapılmak

2. halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , halk ağzında , Çekilmek, savulmak

Örnek:

1. Kaçılın, araba geliyor.

1. Kaçılın, araba geliyor.


kaçımsama
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaçımsamak işi


kaçımsamak fiil
Anlamı:

1. -den , -den , -den , -den , Bir işi yapmamak için sözde nedenler ileri sürmek


kaçımsar
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kaçamak yolu arayan, kaçamağa sapan


kaçın kurası
Anlamı:

1. isim , isim , mecaz , mecaz , isim , isim , mecaz , mecaz , Kolay kolay aldanmayacak kadar görmüş geçirmiş kimse

Örnek:

1. O kaçın kurası, gürültüye pabuç bırakır mı?

1. O kaçın kurası, gürültüye pabuç bırakır mı?

2. Uyanık


kaçınabilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaçınabilmek işi


kaçınabilmek fiil
Anlamı:

1. -den , -den , -den , -den , Kaçınma ihtimali veya imkânı bulunmak


kaçıncı
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Kaç soru sıfatının sıra biçimi

Örnek:

1. Kaçıncı katta oturuyorsunuz?

1. Kaçıncı katta oturuyorsunuz?

2. Çok kez, birçok kez

Örnek:

1. Bu kaçıncı gelişim, evde bulamıyorum.

1. Bu kaçıncı gelişim, evde bulamıyorum.


kaçındırma
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Kaçındırmak işi


kaçındırmak fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Kaçınmasına yol açmak


kaçıngan
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Geri duran, girişken olmayan, insan içine girmek istemeyen, insanlardan kaçan, çekingen


kaçınganlık
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Geri durma, isteksiz davranma

2. Kaçıngan olma durumu

Örnek:

1. Bizim sosyeteye karşı bu kaçınganlığımız, kasabada ve hatta vilayette bir parça dedikoduya sebep olmuştu.

1. Bizim sosyeteye karşı bu kaçınganlığımız, kasabada ve hatta vilayette bir parça dedikoduya sebep olmuştu.